BEYOĞLU halkının yıkım korkuları şimdiki Başkan Ahmet Misbah Demircan ile daha da derinleşti. Çözüm bulması beklenirken, halkın yanında olmadı. Seçimler yaklaşınca, Demircan ağız değiştirdi. Oysa halkın hafızası sanıldığı kadar zayıf değil. Ve yıl 2005. Ahmet Misbah Demircan’ın Hürriyet Gazetesi’nde söyledikleri:
MAL BENİM DİYEN OLMAMALI
“Beyoğlu’nun neredeyse tamamı antika. Hem de değeri çok yüksek. Yık-yap modeli ile Beyoğlu’nun değerini artıracağız. Elimde öyle yetki olmalı ki ilçedeki tüm yapılaşmayı yönlendirebilmeliyim. Her kafadan bir ses yükselmemeli. ‘Mal benim sanane’ diyen olmamalı.
İTİRAZ HAKKI OLMAYACAK
Meclis’teki kentsel dönüşüme yönelik tasarı belediyelerin eline çok önemli kamulaştırma gücü verecek. İtiraz hakkı kolay kolay olmayacak.
KAMULAŞTIRACAĞIZ
Projelerimizi önce halka götüreceğiz. ‘Birleşin, yapın olmazsa kat karşılığı verin’ diyeceğiz. Kabul etmezlerse kamulaştıracağız. Projeleri biz hayata geçireceğiz…
BEYOĞLU, BU TUZAĞA DÜŞME!
Zihniyet belli. Onların gözü senin sıcak yuvanda. Seçim geldi. Demircan sıkıştı. Şimdi sana,
‘Yardım çeki’ verecekler,
‘Cep harçlığı’ verecekler,
‘Tapu’ sözü verecekler,
Senden oy isteyecekler,
Seçimi kazanırlarsa da evini isteyecekler!
Bu tuzağa düşme…
SANA KİMSE İŞGALCİ DİYEMEZ
Çünkü sen, arazi için para ödedin. Belediye, elektriğini suyunu getirdi. Tüm siyasiler sana söz verdi ama tutmadı. Şimdi sana ‘şehir dışına git, oradan ev verelim’ diyorlar. AKP’nin rant zihniyetine kanma, bu hesabı sandıkta sen boz.